Pardesü Çeşitleri

Dikkati çeken renklerden yapılmış, cazibeliliği yine cazip olan bir eşarp ile ziyadeleştirilmiş, modeli garip olan ve bizzat kendisi, rengiyle mo­deli ile zinet haline gelen manto ve pardesülere gelince, firaset sahibi müslümanların bunları giymesi ve giydirmesi dini nok­tadan münasip olmaz. Fakat şurasını açıkça ve üzerine basarak ifade edelim ki, bu elbiseler, güzel görünmek, dikkatleri çekmek, kadının tabii zinetlerini ortaya dökmek için değil, örtünmek, kadının ancak helaline göstermesine izin veri­len tabii güzelliklerini gizlemek ve kaybetmek için giyilir. Biz bu hususta müslüman hanımlara, pardesü ve eşarplarını giyerken vücutlarının endamını tamamlayan bir aksesuar olarak giyenleri değil de İslami iffet ve hayanın tim­sali olan islam büyüklerini, sultanlarımızı taklit etmelerini tavsiye ederiz.Manto ve pardesüyü giymek, dinimizin aradığı vasıfları haiz ise, tesettür için elbette kafidir.Bu da ancak kalın kumaştan, uzunca, bolca ve koyu renklerden yapılmış mantolarla mümkündür.

 

Pardesünün Geçmişi

Dinimiz çarşaf giyin demiyor, örtünün buyuruyor. Dinde belli bir kıyafet şekli yoktur.pardesü giymeyi, çıplak gezmekten daha kötü sayan bozuk zihniyetin ürünüdür. Hangi müslüman böyle bir kıyas yapabilir ki? Bir kere, çarşaf giymek dinin emri değildir. Abdülhamid han hazretleri Türkiye’ye girmesini yasaklamışsa da, moda salgınının önüne geçememiştir.  Resulullah’ın ve Eshabı kiramın hanımları asla çarşaf giymemiştir. buyuruyor kıymetli kitabın dördüncü sayfasında, (İslamiyet, kadınların örtünmesi için belli bir örtü emretmedi) buyurulmaktadır. Buna rağmen, çarşafı farz gibi kabul etmek, cahillik değilse nedir?

Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak demektirBütün mesele, fitnenin ne olduğu bilinmemekten ileri gelmektedir. Din kitaplarında fitne şöyle tarif ediliyor:
Fitne, 

Mesela kanunların aleyhine konuşup hapse düşmek fitnedir, cihad değildir. Kendini mağdur duruma düşürmektir. Müslüman, Allah’a karşı günah işlemez, kanunlara karşı gelip suç işlemez. Kanunlara karşı gelip suç işleyip cezalanmak, zarara uğramak olduğu için fitnedir. Askere giden sakallı birinin, sakal kesmem demesi fitne olur.

Günah olan işlerde, elbette âdete uyulmaz. Bu iftirayı müslümanlara, ancak fitneciler yapabilir. Bir ibadeti yapmak veya haramdan kaçmak fitneye sebep olacaksa, buna mani olacak şekilde hareket edilir. Böyle bir durumda, farz olan ibadetini, mesela namazı, orucu bile gizlemek gerekebilir; çünkü işinden, aşından olacağı gibi, din aleyhine kanunların çıkmasına yani fitneye de sebep olabilir. Bu vebalden kurtulması için, ibadetlerini gizlemesi gerekir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bir zaman gelir ki, şimdi aranızda münafıkların küfürlerini gizlediği [ibadet yapar göründüğü] gibi, o zaman da müminler gizlenir. 

Farz olan ibadet bile gizli yapılınca, âdete ait sünnetlerin gizlenmesi veya gerektiğinde terk edilmesi elbette lazımdır.